Ads Top

Babalar Doğuma Girmeli Mi? | Ben Kararımı Verdim


Eşim Bahar'ın hamile olduğunu öğrendiğimiz andan itibaren ilk 3 ay büyük bir heyecan ve olağanüstü tedbirler eşliğinde göz açıp kapayıncaya kadar geçti. İlk 3 ayın ardından gebelik sürecine adapte olmamızla birlikte aslında 9 ayın çok da uzun bir zaman dilimi olmadığını, günlerin oldukça hızlı geçtiğinin farkına vardık.

Bu yazıyı yazdığım gün itibariyle bebeğimizin, Ege'mizin, doğumuna yaklaşık 2 buçuk aylık bir zaman dilimi kaldı. Bu zaman dilimine kadar doğuma girip girmeme konusunda sürekli kararsızlıklar yaşadım. Tam artık kararımı verdim dediğim anda denk geldiğim bir yazı, sohbet ettiğim bir kişi düşüncemi değiştirmeme sebep oldu. Kararlarımda emin olmak istediğim için konuya bir de bilimsel açıdan yaklaşmak istedim ve farklı kaynaklardan okumaya başladım.

İlk olarak Kuraldışı yayınlarından Başak Kutlu Atay/Doğumun Bilgeliği kitabındaki ilgili bölümü okudum. Bu noktada küçük bir tavsiye vermek istiyorum. Anne adaylarının mutlaka doğumdan önce bu kitabı okumaları hem doğum öncesi hem de doğum anı için rehber olacaktır. Bu vesileyle Başak Kutlu Atay'a da böylesine faydalı bir eseri ülkemiz annelerine kazandırdığı için ayrıca teşekkür ederim.



Doğumun Bilgeliği kitabında detaylı bir şekilde belirtildiği üzere babaların doğuma girip girmemesi konusunda bilim insanları da ikiye bölünmüş durumda. Bir grup bilim insanı babanın doğumda mutlaka bulunması gerektiğini savunurken, bir başka grup ise doğum anında babanın yeri olmadığını ifade ediyor.

Babanın doğumda yeri olmadığını savunan kişiler iki konuya dikkat çekiyor. Bunların ilki doğum sonrasında çiftlerin cinsel hayatlarının olumsuz etkilenme ihtimali, bir diğeri ise erkek psikolojisinin doğumun yoğunluğuna uygun olmamasıdır.

Yabancı kaynaklardan aldığım notlarda da özellikle 1960'lı yıllardan itibaren benzer görüş ayrılıklarının sık sık yaşandığı dikkatimi çekti. Kimi uzmanlar babanın varlığının anneyi rahatlattığının altını çizse de bu durumun tam tersi olarak bazı uzmanlar ise babanın varlığının anne üzerinde stres oluşturduğunu ve doğumu kolaylaştıran oksitosin hormonunun salgılanmasında negatif etki gösterdiğini öne sürüyor.

Bilimsel araştırmaları bir kenara bırakarak annelerin bu konu hakkında ne düşündüklerini merak ettiğim için öncelikle Instagram sayfam üzerinden eşlerin doğuma girip girmemesiyle ilgili ne düşünüyorsunuz şeklinde bir soru sordum.

Takipçiler düşüncelerini yazarken bir de aynı konu hakkında yabancı annelerin ne düşündüğünü ve kültür farkının etkisiyle cevapların değişip değişmediğini görmek için https://www.quora.com/Should-fathers-be-present-at-the-birth-of-a-child sitesindeki birçok görüşü okudum.

Gelen cevapları ve okuduklarımı göz önüne aldığımda annelerin de bilim insanlarında olduğu gibi iki zıt görüşe sahip olduklarını görmek beni şaşırtmadı.

Sizlerin de gördüğü üzere bu konuda kararı çiftlerin kendi aralarında konuşmaları ve birlikte karar almaları gerekiyor. Çiftlerden anne adaylarının karar alırken belirleyici olmamaları ve bu konuda ısrarcı olmamalarını tavsiye ediyorum. Bu noktada babaların hislerinin de en az annelerin isteği kadar büyük bir önem taşıdığını düşünüyorum. Psikolojik ve fiziksel olarak doğum anına hazır olmayan bir babanın doğum anında eşini ve kendisini strese sokabileceğini, destek beklerken istenmeyen bir şekilde anneyi etkileyebileceğini de unutmamak gerekiyor.

Ben sadece bir baba adayıyım. Konunun bilimsel ve psikolojik alanlarında her hangi bir uzmanlığım bulunmuyor. Sadece araştırmalarım neticesinde yaptığım yorumlarla kararımı kesinleştirdim. Sizlerin de okuyup, araştırıp, eşinizle konuştuktan sonra karar vermeniz doğru olacaktır.

Benim Kararım...

Bildiğiniz gibi hayatımızın her noktasını etkileyen koronavirüs pandemisinden dolayı hastanelerde doğumla ilgili de bazı önlemler alınmış durumda. Doğuma kadar virüs riskinin geçmesi ve doktorumuzun da onay vermesi durumunda eşimin doğumunda yanında olmayı ve bebeğimizi birlikte karşılamayı istiyorum.

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.